Gasil, Müslüman olarak vefat eden kimsenin bedeninin usulüne uygun şekilde yıkanmasıdır. Bu görev, öncelikle ölenin vasiyet ettiği kimseye, ardından en yakın akrabasına ve ehil olan müminlere düşer. Cenaze yıkamak, hem bir farz-ı kifâye hem de büyük bir sevap vesilesidir.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, kızı Hz. Zeyneb ve başka sahabilerin cenazeleri yıkanırken nelere dikkat edileceğini öğretmiş; mümkün olduğunca mahremiyeti korumayı, yıkayan kişinin güvenilir ve ehil olmasını istemiştir. Gasil esnasında avret yerleri örtülü tutulur, yalnızca gerekli kısımlar açılır.
Fıkha göre cenaze, abdest alınırken yıkanan yerler esas alınarak, baştan aşağı en az üç defa yıkanır. İmkân varsa son yıkamada, suya bir miktar koku veya sabun benzeri temizleyici katılabilir. Cenazenin ağzına ve burnuna su vermede aşırıya kaçılmamalı; boğaza su kaçırmaktan sakınılmalıdır.
Cenaze yıkamak, pek çok kimsenin çekindiği bir ibadet gibi görünse de, aslında Müslüman kardeşliğinin en somut göstergelerinden biridir. Bu hizmeti öğrenmek ve ehil kişilerin çoğalmasına katkıda bulunmak, cemaatin üzerine önemli bir vazifedir.