“Kâfir” kelimesi, hakikati örten, Allah’ın indirdiği dine iman etmeyen kimse anlamına gelir. Tarih boyunca Müslümanlarla savaşan, İslâm’ın yayılmasını engellemek için askerî, ekonomik veya kültürel saldırılar düzenleyen pek çok farklı inanç ve ideoloji bulunmuştur. Kur’ân, müminlere karşı savaş açan, onları yurtlarından çıkaran veya çıkarılmalarına destek olan yapılarla dostluk kurmamayı emreder.
Bu hüküm, belirli bir kavme değil, zulüm ve saldırganlık üzerinde birleşen sistemlere yöneliktir. Aynı Kur’ân, dininizi yaşamanıza engel olmayan, sizinle savaşmayan insanlara adalet ve iyilikle davranılmasını da emreder. Dolayısıyla İslâm, toplu nefreti değil, zulme karşı direnişi esas alır.
Günümüzde de inançsız ideolojiler, materyalist akımlar veya din karşıtı projeler, kimi zaman İslâm’ı zayıflatmaya çalışmakta, toplumları maneviyattan uzaklaştırmaktadır. Mümin, ilim, hikmet, güzel ahlâk ve sabırla bu meydan okumaya cevap vermekle sorumludur.